6- Deccalin Çıkması ve yalancı Deccaller
Kıyametin büyük alametlerinden birisi de Deccal’in çıkmasıdır. Deccal büyük bir fitne olup, Allah-u Zülcelal ona akılları hayrete düşürecek ÅŸekilde bir kuvvet verir. Bu kuvvetle istediÄŸi zaman buluttan yaÄŸmur yaÄŸdırır, istediÄŸi zamanda durdurur. Ölüyü diriltir, çöl olan yerlerde de ot bitirir. Bütün bunlar insanoÄŸlu için fitne ve imtihandır. Onun yaptıklarına mü’minler aldanmazlar. Fakat kalplerinde şüphe bulunan kimseler ona aldanıp uyarlar. Allah-u Zülcelal’in koruduÄŸu kimseler hariç, insanların bir çoÄŸu ona aldanacaktır. Deccal hakkında varid olan hadis-i ÅŸeriflerden bir kaçı ÅŸunlardır:
“Nuh’dan sonra, hiçbir peygamber yoktur ki, kavmini deccal ile korkutmasın. Ben de sizi onunla korkuturum.” (Tirmizi)
Huzeyfe (R.A) şöyle anlatmıştır:Resulullah (S.A.V) buyurdular ki: “Deccal çıktığı vakit beraberinde su ve ateÅŸ vardır. Ancak halkın ateÅŸ olarak gördüğü tatlı sudur; halkın su olarak gördüğü ise yakıcı bir ateÅŸtir. Sizden kim o güne ererse, halkın ateÅŸ olarak gördüğüne düş(meyi kabul et)sin. Çünkü o, tatlı soÄŸuk sudur.” (Buhârî, Müslim, Ebu Davud)
Bu hadis, Deccal’le ilgili haberlerin sembol ve teÅŸbih ifade ettiÄŸini, deÄŸerlendirmelerin izafî olduÄŸunu anlamada daha açıktır. Çünkü, Deccal beraberinde ateÅŸ getirecek. Fakat bunun ateÅŸ olması beÅŸerî bir deÄŸerlendirmedir; insanlara göre ateÅŸtir, İlahî ölçülere göre ise o ateÅŸ deÄŸil, tatlı sudur. Resulullah’ı dinleyen mü’minlerin o ateÅŸi tercih etmesi gerekir. Çünkü insanlar nazarında tatlı olan “su”yu ise, Allah nazarında ateÅŸtir.
Hz. Peygamber (S.A.V) bilhassa bu Deccal fitnesine karşı uyarıda bulunmuÅŸtur. Hadislere göre, bu fitne, insanlığın en büyük fitnesidir. Hz. Nuh’tan bu yana bütün peygamberler aleyhimüsselam, ümmetlerini Deccal fitnesine karşı uyarmışlardır. Deccal’in iki gözünün arasında kafir yazılıdır, okuma yazmayı bilen de bilmeyen de bunu okur. Deccal’ın beraberinde ateÅŸ ve cennet beraber bulunur, onun ateÅŸi cennet, cenneti ateÅŸtir. Onun iki akan nehri vardır. Bakınca biri tatlı sudur, diÄŸeri yakıcı ateÅŸtir. Fakat kim buna kavuÅŸursa ateÅŸ olan nehre gelmeli, ondan içmelidir. Zîra o aslında tatlı sudur. Deccal Medine ve Mekke haricinde her beldeye ayak basacaktır. Çıkacak olan Deccal sayıca otuzu bulacak, hepsi de Allah ve Resulü hakkında iftiralar düzerek küfre düşecektir.
Yalancı Deccaller :
Ebu Hureyre (R.A) anlatıyor: “Resulullah (S.A.V) (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: “Otuz kadar yalancı deccaller çıkmadıkça kıyamet kopmaz. Bunlardan her biri Allah’ın elçisi olduÄŸunu zanneder.” (Tirmizî, Ebu Davud)
Yukarıdaki hadis-i şerifte görüldüğü gibi, bir çok hadis-i şeriflerde kıyamet alametlerinden olan bir çok Deccallerin ortaya çıkacağı zikredilmektedir. Yalnız son Deccal ile önceki Deccaller arasında fark şudur: Son Deccal ilahlık davasında bulunacak, diğerleri ise peygamber olduklarını veya peygambere yakın bir şahsiyet olduklarını iddia edeceklerdir.
Kıyametin büyük alametlerinden olan Mesih Deccal hakkında Nevvas b. Sem’an (R.A)’den rivayetle Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuÅŸtur:“Beni sizin üzerinize en çok korku ve endiÅŸeye düşüren Deccal’dir. EÄŸer o ben henüz sizin içinizde bulunurken meydana çıkarsa, ben sizin önünüzde ona karşı durup sizi müdafaa eder ve ona hiçbir yardımcıya muhtaç olmadan tek başıma ve delille galebe çalarım. EÄŸer ben içinizde yok iken çıkarsa, o zaman her bir kiÅŸi bizzat kendi nefsini müdafaa etmek durumunda olacaktır. Allah da her bir Müslüman üzerine benim halifemdir. Şüphesiz o (deccal) sevilmeyecek nev’iden gayet kıvırcık saçlı bir gençtir. Onun bir gözü (Salkımından dışarı fırlamış iri bir üzüm tanesi gibi) dışarı fırlamıştır. Sizden her kim ona yetiÅŸirse hemen ona karşı kehf suresinin baÅŸ taraflarını okusun. O ÅŸam ile ırak arasında kayalıklardan çıkacaktır da, saÄŸ ve sol (her tarafta) tarafta en süratli bir ÅŸekilde ÅŸiddetle fesatlar çıkaracaktır.
Ey Allah’ın kulları! Siz sebat ediniz.”
Sahabeler:“Ey Allah’ın Resulü! Onun yeryüzünde kalması ne kadar sürer?” diye sordu. Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurdu:“Kırk gün. Bir gün bir sene gibidir. Bir gün bir ay gibidir. Bir gün de bir Cuma (bir hafta) gibidir. Onun geri kalan günleri ise sizin günleriniz gibidir.”
Sahabeler:“Ey Allah’ın Resulü! Bir sene gibi uzun olan o gün içinde bize bir günün namazı kafi gelir mi?” diye sordular. Bunun üzerine Hz. Peygamber (S.A.V) şöylee buyurdu:“Hayır. Siz o uzun günde, ondan önceki günlerinizdeki her namaz vakti kadar zamanı takdir edin (öylece namazınızı kılın)”
Sahabeler tekrar:“Ey Allah’ın Resulü! Onun yeryüzündeki sürati ne kadardır?” diye sorunca Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurdu:“Rüzgarın yöneltip sevk ettiÄŸi yaÄŸmur gibidir. Deccal bir kavmin üzerine gelir ve onları davet eder. Onlarda ona iman edip kendisine uyarlar. Müteakiben o, ğöğe emreder, gök yaÄŸmur yaÄŸdırır, yere emreder de o da her türlü bitkiyi bitirir.” (Müslim)

IP adresi




Konu: selam
valla ALLAH sonumuzu hayir etsin diyorum.INSALLAH KIMSE DOGRU YOLUNDAN SASMAZ
Bağlantı »