Online Müzik
GİZLİ İLİMLER HAZİNESİ - Blogcu


<

« Önceki | Sonraki »

29/11/2007

SELÜLİT İÇİN DOĞAL KARIŞIM

Bunlardan biri de şöyle:
• 1 kase deniz tuzu

  • 1 kase susam yağı

  • 10 damla biberiye yağı

  • 10 damla okaliptus yağı

  • 10 damla funda yağı
Uygulama:
Malzemeler bir kase içinde karıştırılır. El, önce yağa sonra tuza batırılarak vücuda peeling yapılır. Bu işlemden sonra sıcak havlu sarılır. 15 dakika sonra duş alınır ve aromatik yağlarla masaj yapılır.

28/11/2007

BİTKİLERİN FAYDALARI

PORTAKAL ÇİÇEĞİ: Sıcaklık verir, sakinleştirir.
SARDUNYA ÇİÇEĞİ: Kozmetikte kullanılan bir bitkidir. Temizleyici tonik olarak da kullanılır.
SUSAM: Öğütülüp bala karıştırılıp yenildiğinde ses tellerindeki iltihabı giderir. Sesi güzelleştirir.
ŞERBETÇİOTU: Tonik ve maskelerde kullanılır. Ayrıca kaynatılıp bal ilavesiyle içilirse sinir sistemine iyi gelir. Bolca kadınlık hormonu ihtiva eder.
YABAN KEREVİZİ: Kullanılan kısmı kökleridir. Cildi canlandırır., problemli cilde iyi gelir. Hamilelikte kullanılmamalıdır.
YASEMİN: Dalı ve yaprakları çay gibi de içilen yaseminin yaprakları tonik olarak da kullanılır.
ZENCEFİL KÖKÜ: Saç ve vücut temizlemede kullanılabilir. Zencefil saçları parlatır. Kaynatılıp içildiğinde vücuda çok faydası olur.
BİTKİSEL YAĞLAR
FINDIK YAĞI: Saça ve cilde çok faydalıdır.
HİNDİSTAN CEVİZİYAĞI: Nemlendirici özelliği vardır. Saça parlaklık verir. Güneşten zarar vermiş cildi onarır.
EŞEKOTU YAĞI: Problemli cildin kendini toparlamasına yardımcı olur. Regli dönemi ağrılarında karına masaj yapılırsa iyi gelir. Ayrıca menepoz döneminde otu kaynatılıp içilirse rahatlık verir.
JOJOBA YAĞI: Genellikle kozmetikte kullanılır. Nemlendirici özelliğiyle tek başına da kullanılabilir.
ZEYTİNYAĞI: Saç ve ciltler için birebirdir. E vitamini ambülüyle karıştırılıp saça, cilde, dekolteye uygulandığında harika sonuç alınır.
AYÇİÇEĞİ YAĞI: Özü, masaj ve anyolarda kullanılır.
SAFRAN YAĞI: Masajda kullanılır. Vücuda ve yüze son derece faydalıdır.

 

2/9/2007

Romatizma İlaçları

A- Havlıcan  -------10 gr

     Zencefil   -------10 gr

     Su      ---------500 gr

 Kaynatılarak bir miktar Şeker ilave edilerek içilir.Üzerine şamfıstığı 100gr.yenir.

 

B-Bir limon dörde bölünür,bir kilo suda bir bardak kalana kadar kaynatılır.bir bardağa konarak bir gece soğuğa bırakılır.Sabahları aç karnına içilir ve limon sa yenir.

C- Havlıcan kaynatılır,şekerle birlikte çay gibi içilir.

D-Defne havanda dövülerek,zeytinyağına katılıp ağrıyan yer oğulacaktır.

E-Romatizma ve ayak ağrılarında:Hardal,kına,ve zeytinyağı hamur yapılarak ayakların altına konacaktır.

F-Acı kavun sıkılarak elde edilen suyu ile romatizma olan yere sürülür. 

2/9/2007

Böbreklerin İltihabı-Kumları

A- Susam ve susamlı şeyler,yenir.Günlük,tahan helvası yenirse böbreklerdeki iltihabı giderir.

B- Papatya,kereviz ayrı ayrı kaynatılır,bolbol içilirse kumları döker.İksirdir.

C-Aç karnına tere tohumu,yenirse böbrek ağrısına nafidir.

D- Ardıç Tohumu,bal ile karıştırılır,yenirse,böbrek sancısını,idrar yollarındaki hastalığı giderir.

2/9/2007

Ebcedi Kebir

"Ebced" kelimesi, Arap alfabesindeki harflerin kolay ezberlenebilmesi için, harflerin birleştirilmesiyle meydana gelen 8 anlamsız kelimenin ilkidir. Ebced, ilk kelimenin adı olduğu gibi, aynı zamanda diğer kelimelerin tümünün de adıdır.
Yani ebced, eski alfabeye verilen addır. "Abcad, ebicad, ebiced ve abucad" da denmesine rağmen tutunmuş şekli ebced dir. 8 anlamsız kelime soldan sağa doğru şöyle sıralanır: Ebced, Hevvez, Hutti, Kelemen, Sa'fas, Karaşet, Sehaz ve Zazağ. Son kelime "Zazığlen" veya "Zazağlen" şeklinde de okunmuştur. Ebced'in menşei hakkında çok şeyler söylenmiştir. Bunların pek çoğu rivayetlerden oluşmaktadır. Alfabeyi oluşturan 8 kelimenin ilk 6'sının Medyen ülkesinin krallarının adları olduğu; 6 şeytanın adı olduğu; haftanın günlerinin her birinin adı olduğu; ilâhî Isimlerin baş harfleri olduğu; Hz. Adem (A.S.)'in cennetten kovuluşunun evreleri olduğu; İlâhî emirleri ve yasakları verdiği; Pers hükümdarı Sâbûr'un çocuklarının adları olduğu vs. gibi birbirinden farklı rivayet ve yorumlara konuyla ilgili kaynaklarda sıkça rastlanmaktadır. Bunun yanısıra ebcedi dinî motiflerle açıklayan kaynaklar da vardır.
Arap harflerinin sayisal degeri de vardir. Her harfe karsilik bir sayi verilerek ebced hesabi adi verilen bir sistem olusturulmustur. Buna göre harflerin 1’den 1000’e kadar sayi degerleri söyledir:

2/9/2007

6- Deccalin Çıkması ve yalancı Deccaller

       Kıyametin büyük alametlerinden birisi de Deccal’in çıkmasıdır. Deccal büyük bir fitne olup, Allah-u Zülcelal ona akılları hayrete düşürecek şekilde bir kuvvet verir. Bu kuvvetle istediği zaman buluttan yağmur yağdırır, istediği zamanda durdurur. Ölüyü diriltir, çöl olan yerlerde de ot bitirir. Bütün bunlar insanoğlu için fitne ve imtihandır. Onun yaptıklarına mü’minler aldanmazlar. Fakat kalplerinde şüphe bulunan kimseler ona aldanıp uyarlar. Allah-u Zülcelal’in koruduğu kimseler hariç, insanların bir çoğu ona aldanacaktır. Deccal hakkında varid olan hadis-i şeriflerden bir kaçı şunlardır:

“Nuh’dan sonra, hiçbir peygamber yoktur ki, kavmini deccal ile korkutmasın. Ben de sizi onunla korkuturum.” (Tirmizi)

      Huzeyfe (R.A) şöyle anlatmıştır:Resulullah (S.A.V) buyurdular ki: “Deccal çıktığı vakit beraberinde su ve ateş vardır. Ancak halkın ateş olarak gördüğü tatlı sudur; halkın su olarak gördüğü ise yakıcı bir ateştir. Sizden kim o güne ererse, halkın ateş olarak gördüğüne düş(meyi kabul et)sin. Çünkü o, tatlı soğuk sudur.” (Buhârî, Müslim, Ebu Davud)

Bu hadis, Deccal’le ilgili haberlerin sembol ve teşbih ifade ettiğini, değerlendirmelerin izafî olduğunu anlamada daha açıktır. Çünkü, Deccal beraberinde ateş getirecek. Fakat bunun ateş olması beşerî bir değerlendirmedir; insanlara göre ateştir, İlahî ölçülere göre ise o ateş değil, tatlı sudur. Resulullah’ı dinleyen mü’minlerin o ateşi tercih etmesi gerekir. Çünkü insanlar nazarında tatlı olan “su”yu ise, Allah nazarında ateştir.

Hz. Peygamber (S.A.V) bilhassa bu Deccal fitnesine karşı uyarıda bulunmuştur. Hadislere göre, bu fitne, insanlığın en büyük fitnesidir. Hz. Nuh’tan bu yana bütün peygamberler aleyhimüsselam, ümmetlerini Deccal fitnesine karşı uyarmışlardır. Deccal’in iki gözünün arasında kafir yazılıdır, okuma yazmayı bilen de bilmeyen de bunu okur. Deccal’ın beraberinde ateş ve cennet beraber bulunur, onun ateşi cennet, cenneti ateştir. Onun iki akan nehri vardır. Bakınca biri tatlı sudur, diğeri yakıcı ateştir. Fakat kim buna kavuşursa ateş olan nehre gelmeli, ondan içmelidir. Zîra o aslında tatlı sudur. Deccal Medine ve Mekke haricinde her beldeye ayak basacaktır. Çıkacak olan Deccal sayıca otuzu bulacak, hepsi de Allah ve Resulü hakkında iftiralar düzerek küfre düşecektir.

Yalancı Deccaller :

Ebu Hureyre (R.A) anlatıyor: “Resulullah (S.A.V) (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: “Otuz kadar yalancı deccaller çıkmadıkça kıyamet kopmaz. Bunlardan her biri Allah’ın elçisi olduğunu zanneder.” (Tirmizî, Ebu Davud)

Yukarıdaki hadis-i şerifte görüldüğü gibi, bir çok hadis-i şeriflerde kıyamet alametlerinden olan bir çok Deccallerin ortaya çıkacağı zikredilmektedir. Yalnız son Deccal ile önceki Deccaller arasında fark şudur: Son Deccal ilahlık davasında bulunacak, diğerleri ise peygamber olduklarını veya peygambere yakın bir şahsiyet olduklarını iddia edeceklerdir.

Kıyametin büyük alametlerinden olan Mesih Deccal hakkında Nevvas b. Sem’an (R.A)’den rivayetle Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur:“Beni sizin üzerinize en çok korku ve endişeye düşüren Deccal’dir. Eğer o ben henüz sizin içinizde bulunurken meydana çıkarsa, ben sizin önünüzde ona karşı durup sizi müdafaa eder ve ona hiçbir yardımcıya muhtaç olmadan tek başıma ve delille galebe çalarım. Eğer ben içinizde yok iken çıkarsa, o zaman her bir kişi bizzat kendi nefsini müdafaa etmek durumunda olacaktır. Allah da her bir Müslüman üzerine benim halifemdir. Şüphesiz o (deccal) sevilmeyecek nev’iden gayet kıvırcık saçlı bir gençtir. Onun bir gözü (Salkımından dışarı fırlamış iri bir üzüm tanesi gibi) dışarı fırlamıştır. Sizden her kim ona yetişirse hemen ona karşı kehf suresinin baş taraflarını okusun. O şam ile ırak arasında kayalıklardan çıkacaktır da, sağ ve sol (her tarafta) tarafta en süratli bir şekilde şiddetle fesatlar çıkaracaktır.

Ey Allah’ın kulları! Siz sebat ediniz.”

Sahabeler:“Ey Allah’ın Resulü! Onun yeryüzünde kalması ne kadar sürer?” diye sordu. Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurdu:“Kırk gün. Bir gün bir sene gibidir. Bir gün bir ay gibidir. Bir gün de bir Cuma (bir hafta) gibidir. Onun geri kalan günleri ise sizin günleriniz gibidir.”

Sahabeler:“Ey Allah’ın Resulü! Bir sene gibi uzun olan o gün içinde bize bir günün namazı kafi gelir mi?” diye sordular. Bunun üzerine Hz. Peygamber (S.A.V) şöylee buyurdu:“Hayır. Siz o uzun günde, ondan önceki günlerinizdeki her namaz vakti kadar zamanı takdir edin (öylece namazınızı kılın)”

Sahabeler tekrar:“Ey Allah’ın Resulü! Onun yeryüzündeki sürati ne kadardır?” diye sorunca Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurdu:“Rüzgarın yöneltip sevk ettiği yağmur gibidir. Deccal bir kavmin üzerine gelir ve onları davet eder. Onlarda ona iman edip kendisine uyarlar. Müteakiben o, ğöğe emreder, gök yağmur yağdırır, yere emreder de o da her türlü bitkiyi bitirir.” (Müslim)

2/9/2007

5-Doğu,Batı ve Arap yarımadasında Bir Yerin Batması

        Dünyanın üç yerinde üç yerin batması ya da çökmesi olayı da kıyamet alametlerindendir. Bu üç batışın vuku bulacağı yerlerden biri batıda, biri doğuda, birisi de arap yarımadasında olacaktır.

       Nitekim Hz. Peygamber (S.A.V) hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:“Siz daha önce on alamet müşahede etmedikçe kıyamet kopmaz. Duhan (duman) Deccal, Dabbetü’l-Ard, güneşin batıdan doğması, İsa’nın Nüzulü, Ye’cüc ve Me’cüc’ün çıkması, biri batıda biri de doğuda biri ise arap yarımadasında olmak üzere üç tane yer çökmesi, bu alametlerin sonuncusu ise Yemen’den çıkıp da insanları mahşer yerlerine doğru önüne katarak süren bir ateştir.” (Müslim)

30/8/2007

4- Ye'cüc ve Me'cücün Çıkması

    Kıyametten önce vaki olacak büyük alametlerden biri de Ye’cüc ve Me’cüc’ün çıkmasıdır. Allah-u Zülcelal, Ye’cüc ve Me’cüc’den bahseden ayet-i kerimelerde şöyle buyurmuştur: “Dediler ki; Ey Zülkarneyn! Şüphe yok ki, Ye’cüc ve Me’cüc yerde fesat çıkaran kimselerdir. Bizimle onların arasında bir sed yapman üzerine sana bir vergi verelim mi?” (Kehf; 94)

Rivayete göre, Ye’cüc ve Me’cüc Nuh (A.S)’un oğlu Yasef’in evladındandır. Ye’cüc ve Me’cüc hakkında Allah-u Zülcelal başka bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:“Nihayet Ye’cüc ve Me’cüc’ün seddi açılıpta her tepeden saldıracakları ve gerçek vaad olan (kıyamet) yaklaştığı vakit, işte o zaman küfr (ve inkar) edenlerin gözleri hemen belerip kalacak; “Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gaflet içindeydik, hayır biz zalim kimselerdik. (diyecekler)” (Enbiya; 96-97)

    Ye’cüc ve Me’cüc hakkında varid olan hadis-i şeriflerden biri şöyledir: Nevvas b. Sem’an (R.A)’dan rivayetle Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: “…Sonra Meryem oğlu İsa’ya, Allah’ın Deccal’in şerrinden korumuş olduğu bir kavim gelir. İsa, onların yüzlerine dokunup eliyle mesh eder. Ve onlara cennetteki yerlerini söyler. Onlar bu hal üzere bulundukları sırada birden bire Allah İsa’ya: “Ben şimdi bana ait olan bir takım kulları çıkardım ki, hiçbir kimsenin onlarla harb etmeye kudret ve kuvveti yoktur. Binaenaleyh sen etrafında bulunan kullarımı Tur’da iyice muhafaza et. Orasını kendileri için muhkem bir sığınak yap.” diye vahyeder. Ve Allah, Ye’cüc ve Me’cüc’ü gönderir. Halbuki onlar her bir tepeden sür’atle yürür geçerler. Onların ilk kafileleri taberiyye gölüne uğrarlar da onda bulunan suyun hepsini içerler. Ye’cüc ve Me’cüc kalabalığının sonu oraya uğrar da: “Yemin olsun bir defasında burada bir su vardı.” derler. Allah’ın peygamberi İsa ile onun yardımcıları çepeçevre ihata olunurlar. Nihayet onlardan herhangi birine bir öküz başı, bugün birinizin yüz dinarından daha hayırlı olur. Müteakiben Allah’ın peygamberi İsa ve arkadaşları Allah’a dua ederler. Allah, düşman askerleri içine deve ve davarların burunlarından olan bir burun kurdu gönderir ve sonunda hepsi bir tek kişinin ölümü gibi helak olurlar. Sonra Allah’ın peygamberi ile onun sahabeleri yere inerler. Artık onlar yeryüzünde Ye’cüc ve Me’cüc fertlerinin yağlarının ve pis kokularının doldurmadığı bir karış yer bulamazlar…” (Müslim)

30/8/2007

3-Güneşin Batıdan Doğması

    Kıyametin büyük alametlerinden birisi de güneşin batıdan doğmasıdır. Güneşin batıdan doğması ile tevbe kapısı kapanır. Ne bir tevbe edenin tevbesi kabul olunur ve ne de iman eden kafirin imanı kabul olunur. Allah-u Zülcelal güneşin batıdan doğması hakkında ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Onlar ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini yahut Rabbinin bazı alâmetlerinin gelmesini bekliyorlar. Rabbinin bazı alâmetleri geldiği gün, önceden inanmamış ya da imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye artık imanı bir fayda sağlamaz. De ki: Bekleyin, şüphesiz biz de beklemekteyiz!” (En’am; 158)
      Müfessirlerin çoğunluğu bundan murad, güneşin batıdan doğması olduğuna ittifak etmişlerdir. Ebu Hureyre (R.A.) şöyle anlatmıştır: “Resulullah (S.A.V) buyurdular ki: “Güneş, battığı yerden doğmadıkça kıyamet kopmaz. Batıdan doğunca, insanlar görür ve hepsi de iman eder. Ancak, daha önce inanmamış veya imanın sevkiyle hayır kazanamamış olan hiç kimseye bu iman fayda sağlamaz.” (Buharî, Müslim, Ebu Davud)

    Ebu Zerr (R.A) şöyle anlatmıştır: “Güneş battığı sırada Mescid’e girmiştim. Resulullah (S.A.V) bana: “Ey Ebu Zerr! Şu (güneş batınca) nereye gidiyor, biliyor musun?” buyurdular. “Allah ve Resulü daha iyi bilir!” dedim. “O, Rabbinden secde etmek için izin istemeye gider. Ona izin verilir ve sanki kendisine şöyle denir: “Git geldiğin yerden tekrar doğ.” O da battığı yerden doğar.” (Tirmizi)

    İnsanlar baktıkları zaman ışıksız olarak güneşin batıdan doğduğunu görecektir. O andan itibaren tevbe kapısı da kapanacaktır. O anda insanlar büyük bir paniğe kapılacak ve korkudan ne yaptıklarını bilemeyecek duruma geleceklerdir.

O gün iyi kimselerin ağlamaları kendilerine fayda verecektir. Kötü kimselerin ağlamaları ise kendilerine asla yarar sağlamayacaktır. Kafirlerin o anda iman etmiş olmaları kabul görmeyecektir. Rivayete göre, güneşin batıdan doğmasından sonra insanlar yer-yüzünde yüz yirmi yıl daha kalacaktır.

Doğrusunu Allah-u Zülcelal bilir.

30/8/2007

2-Mehdi(A.S)'ın Ortaya Çıkması

     Kıyametin büyük alametlerinden biri de, kıyamet kopmadan önce Mehdi (A.S)’nin gelmesidir. Nitekim Hz. Peygamber (S.A.V) Mehdi (A.S.)’nin geleceğini haber veren bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur;”Dünya da yalnızca bir gün kalsa bile, yeryüzünü zulmün kapladığı gibi adaletle dolduracak, ismi benim ismime, babasının ismi benim babamın ismine uyan, benden veya ehl-i beytimden birini göndermek için Allah-u Teala o günü uzatacaktır.” (Ebu Davud)

      Mehdi (A.S) Hz. Peygamber’in yolundan gidecek, uyuyan kimseyi uyandırmayacak, kan da akıtmayacaktır. İhya etmedik sünnet, kaldırmadık bid’at bırakmayacaktır. Ahir zamanda, aynı Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gibi dinin icaplarını yerine getirecektir. Mehdi (A.S) Zülkarneyn ve Süleyman (A.S) gibi bütün dünyaya hakim olacaktır. Haçı kıracak, domuzu öldürecektir. Yeryüzü zulüm ve işkence yerine adaletle dolacaktır.

Her şeyi hak ve adalet ölçüleriyle eşit bir halde taksim edecektir. Böylece yer ve gök sakinleri ondan razı oldukları gibi, havadaki kuşlar, ormandaki yırtıcı hayvanlar, denizdeki balıklar bile memnunluk duyacaklardır.

Nitekim Hz. Peygamber ((S.A.V) hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:“Yemin ederim ki, bu ümmete öyle şiddetli belalar gelecekte kişi zulümden, gaddarlıktan kurtulmak için sığınacak bir yer bulamayacaktır. Öyle sıkıntılı bir sırada Allah-u Teala akrabamdan, benim haneda-nımdan bir kimseyi gönderecek de onun sayesinde yeryüzü adaletle dolacaktır. Nitekim ondan önce yeryüzü zulüm ve gaddarlıkla doldurulduğu gibi… Ondan gökyüzü sakinleri ve yeryüzünde oturanların hepsi razı ve hoşnut olacaklar. Onun zamanında gökyüzü yağmurundan hiçbir şeyi esirgemeyecek ve cömertçe bol yağdıracaktır. Yeryüzü de bitkilerinden hiçbir şeyi eksik bırakmayacak ve muhakkak onları kemali ile bitirip ortaya çıkaracaktır. Hatta yaşa-yanlar (kendilerinde bulunan ni’metleri görmeleri için) ölülerinde hayatta olmalarını temenni edecek-lerdir.” (Aliyyü’l-Kari; 5/184)

Rivayetlere göre, Mehdi (A.S) bu adalet ve bolluk içinde yedi yıl yahut sekiz yıl veya dokuz yıl yaşayıp hükümdar kalacaktır.

Yalancı Mehdilere dikkat etmek gerek :

Şunu belirtmekte fayda görüyorum: Bazı insanlar; “Şu Mehdi midir?” ya da “Bu Mehdi midir?” diye soruyorlar. Halbuki Mehdi (A.S) kısaca anlatılan bu özelliklere sahiptir.

Maalesef zamanımızdaki bazı sapık insanlar kendilerini Mehdi olarak müslümanlara lanse ettiriyorlar. Halbuki Mehdi (A.S) Hz. Peygamber (S.A.V)’in yaşadığı gibi yaşayacak ve onun ahlakı Hz. Peygamber (S.A.V)’in ahlakı gibi olacaktır.

Bazı insanlar aynı anda yüz kişiyi Mehdi ilan edebiliyorlar. Halbuki Mehdi (A.S) bir tanedir. Bir grup insan ortaya çıkıyor ve; “Bizim dediğimiz kimse Mehdi’dir.” diyorlar. Diğer tarafta başka bir grup atılarak; “Yok sizin dediğiniz kimse değil, bizim dediğimiz kimse Mehdi’dir” diyorlar ve aralarında kıskançlık ve kin meydana geliyor.

Gerçek Mehdi (Aleyhisselam) zuhur ettiğinde bu gibi insanların ona tabi olmamasından korkulur. Mehdi (A.S)’nin zuhuru Allah-u Zülcelal’in görevidir. O, dilediği zaman mutlaka gönderecektir.

Günlük Burç
Arama motorlarına kayıt, sunucu barındırma, co location, co-location, kiralık sunucu, sunucu kiralama

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Bedava Site Ekle Blogcu Toplist- Siteni Ekle yokuz.com trlist100.com webZirve.com turkiyeindex.com Arama motorlarına kayıt, sunucu barındırma, hosting, co-location, webhosting < Yaşam ve İnsanlar hitalver Online E-Devlet Hizmetleri
TC Kimlik No
Vergi Kimlik No
SSK Hizmet Dökümü
İnternet Vergi Dairesi
Motorlu Taşıtlar Vergisi
Telefon Rehberi
ÖSYM Sınav Sonuçları
ÖSYM Sınav Sonuçları
ÖSS Sonuçları
KPSS Sonuçları
KPDS Sonuçları
LES Sonuçları
TUS Sonuçları
ÜDS Sonuçları
ALS Sonuçları
DGS Sonuçları
Diğer Sınav Sonuçları
ÖSYM Sınav Takvimi
E-Devlet Linkleri:
Devletim.com
Online Hizmetler
Milli Eğitim Bakanlığı
Üniversiteler
Sağlık Bakanlığı
Emeklilik Hizmetleri
Hukuk ve Adalet
Emniyet Hizmetleri
Ekonomik ve Mali İşler
İş ve Eleman Arama
Genel Devlet Kurumları
Bakanlıklar
Valilikler
Belediyeler
Kaymakamlıklar
Siyasi Partiler
Silahlı Kuvvetler
Sivil Toplum
Engelli Sayfaları
Elçilik - Konsolosluklar
Avrupa Birliği
K.K.T.C.
Turizm
Tatil ve Gezi Rehberi
Deprem Linkleri
Haber Kaynakları BURAYA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ


<